İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/8635 Karar: 2026/1194 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/8635 K.2026/1194

12. Ceza Dairesi 2025/8635 E. , 2026/1194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1130 E., 2024/2372 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ka

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/8635 E. , 2026/1194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1130 E., 2024/2372 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ka

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/8635 E. , 2026/1194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1130 E., 2024/2372 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 359/4, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 58. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; re'sen terk tarihinden sonra yapılan tebligatın hukuken geçerli bir tebligat olmasına karşın sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 6...1 vergi kimlik numaralı mükellefi olan ... İnş. Gıd. Turz. İnş. Mal. San ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğu, sanığın yetkilisi olduğu tüzel kişinin 20 17... yıllarına ilişkin hesaplarının sahte belge kullanma, sahte belge düzenleme kapsamından incelenmesinin müşteki kurumca istenmesi üzerine görevlendirilen vergi müfettişinin inceleme başlattığı, incelemenin yapılabilmesi için sanığa inceleme yapılacak yıllara ilişkin defter ve belgelerin ibrazı için Elektronik Tebligat Kanunu hükümleri doğrultusunda 25.08.2021 tarihinde tebligat yapıldığı, sanığın tebliğe rağmen yasal defter ve belgeleri her hangi bir mücbir sebep ve mazeret bildirmeksizin ibraz etmediği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesi ile mahkumiyet hükmü kurulmuş, 213 sayılı Yasa'nın 359/4. maddesinde "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir." denilmiş olduğu; dolayısıyla tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen ceza bulunmadığından 213 sayılı Yasa'nın 359/4. maddesinde belirtilen cezanın 1/2 oranında indirilmesine ilişkin düzenlemenin sanık lehine uygulanması gerektiği anlaşılmakla hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 7.maddesinde "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır" şeklindeki düzenleme karşısında; somut olay değerlendirildiğinde; sanığın yetkilisi olduğu ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olan ... İnşaat Gıda Turizm İnşaat Malzemeleri Anonim Şirketinin 22/11/2017 tarihinde mükellefiyet tesis ettirerek faaliyetine başladığı, 31/10/2019 tarihinde mükellefiyetinin terkin ettirildiği, bu suretle tebligat tarihi (25/08/2021) itibariyle ticaret sicilinden silinme keyfiyeti gerçekleşmemiş ise de, şirketin vergi edimlerini hukuken yerine getiremez durumunda olduğu, bu nedenlerle yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 609 073 45 51 vergi kimlik numaralı mükellefi olan ... İnşaat Gıda Turizm İnşaat Malzemeleri ve Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yetkilisi olan sanığın, 20.08.2021 tarihli istem yazısının elektronik tebligat adresine 20.08.2021 tarihinde gönderildiği, 25.08.2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı ve buna karşın kendisinden istenilen defter ve belgeleri ibraz etmediği iddiası ile açılan kamu davasında; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 31.10.2019 tarihinde mükellefiyetin terkin ettirildiği, bu suretle tebligat tarihi itibarıyla ticaret sicilinden silinme keyfiyeti gerçekleşmemiş ise de; şirketin vergi edimlerini hukuken yerine getiremez durumda olduğu, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de; 213 sayılı Kanun'un "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. (Ek fıkra: 7/4/2015-6637/5 md.) Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." ve 27.08.2015 tarihli ve 29458 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 456 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde de; "Elektronik tebliğ sisteminden çıkış" başlıklı 7. maddesinde, "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. Gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresi re’sen kapatılır. Mirasçıların bağlı olunan vergi dairesine başvurması halinde de müteveffanın elektronik tebligat adresi kullanıma kapatılır. Gerçek kişilerde muhatabın; tüzel kişilerde ise şirketin tek kanuni temsilcisi olması durumunda ilgili kanuni temsilcinin, birden çok kanuni temsilcisi olması durumunda tüm kanuni temsilcilerin görme engelli olduklarının ispat ve tevsik edilmesi durumunda, bu mükelleflere elektronik tebligat sistemi kullanılmadan Kanunun 93 üncü ve müteakip maddelerinde belirtilen diğer tebliğ usullerine göre tebligat işlemi yapılacaktır." şeklindeki düzenlemeler karşısında; sanığın yetkilisi olduğu şirketin 31.10.2019 tarihinde re'sen terk edilmesi, bu durumun da ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 10.01.2023 tarihli yazısı ile sabit olması karşısında; re'sen terk edilme durumunun mükellefiyetin ticaret sicil kaydının silinmesi sonucunu doğurmadığı, verilen yetkiye istinaden çıkarılan Tebliğ'de de mükellefiyetin iradi ya da re'sen terkin edilmesi halinin elektronik tebligat sisteminden çıkılmasına yönelik haller arasında sayılmadığı, bu nedenle sanığın yetkilisi olduğu şirketin tebligat tarihi itibarıyla re'sen terk edilmiş olmasının tebligatı usulsüz hale getirmediği, sanığın savunmasında; defter ve belgelerin istenildiğinden haberdar olduğunu, bir kısım belgeyi sunduğunu, fakat bir kısım belgeyi bulamadığı için sunamadığını beyan ettiği, tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hatalı gerekçe ile beraat kararı verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla