KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2025/977 E., 2025/7810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/2419 E. 2023/886 K.
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat
- Tebliğname görüşü
- Esastan ret
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şiran Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarih, 2020/49 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53. Maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Hükmün sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 30.05.2023 tarih, 2022/2419 Esas, 2023/886 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.03.2025 tarih, ... nolu esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesince,sanıkların aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı reddettikleri ve dava konusu alanda bulunan 3 adet çukuru kendilerinin kazmadıklarını belirttikleri, 21/11/2019 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında da; olay yerinde kendileri tarafından bilinen eskiden kazılmış 3 adet çukurun bulunduğu, kepçenin de eskiden kazı yapılan alana ulaşmak için kendisine yol yapmaya çalıştığının ve kepçenin kazdığı yerin yaklaşık olarak 7.5 metre genişliğinde ve 1.5 metre uzunluğunda olduğunun belirtildiği,
keşif sırasında dinlenen tutanak tanığı Dağkan Yapa'nın da kepçenin kendisine yol açtığını, sanıkların kendilerini görünce kaçtığını, kepçe şoförünün ve diğer sanıkları yakaladıklarını belirttiği, hepçenin çukur açtığından bahsetmediği, bu nedenle sanıkların olay yerinde bulunan ve daha önceden kazıldığı anlaşılan çukurları olay günü kazmadıklarının anlaşıldığı, bununla birlikte söz konusu çukurların daha önceden sanıklar tarafından kazıldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, sanıkların iştirak iradesiyle hareket ederek sabit olan tek eylemlerinin kazı yapılan alana ulaşmak için kepçe ile kendilerine yol açmak olduğu,
atılı suçun doğrudan icra hareketlerini oluşturan kazı yapılmasına henüz başlamadan yakalandıkları, hazırlık hareketlerinin suç olarak kabul edilemeyeceği, nitekim Yargıtay 12.Ceza Dairesinin dairemizce de benimsenen 06/10/20 15... /209 85... /14591 Karar sayılı ilamına konu olayda sanığın kazı yapmak amacıyla eşyaları araçtan indirerek daha önce kazılmış olan alanda kazı çukuruna girdiği sırada kolluk görevlilerince yakalandığı olayda henüz kazı eylemine başlayamadan yakalanan sanık yönünden atılı suçun hazırlık hareketleri tamamlanmış ise de,
icra hareketlerine geçilmediğinden teşebbüs aşamasında kalmış bir fiilden söz edilemeyeceği anlaşıldığından sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi bozma nedeni olarak kabul ettiği dikkate alındığında, sanıkların üzerilerine atılı suçunda doğrudan icra hareketlerine başlayamadan kolluk görevlilerince yakalanmış olmaları sebebiyle eylemlerinin teşebbüs aşamasına geçmediği, dolayısıyla atılı eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/977, K. 2025/7810, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama