Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2026/697 E. , 2026/3512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi - Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2022/356 D.İş / 2019/993 E., 2020/289 K. SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARARLAR : İtirazın reddi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması BAŞVURAN : Adalet Baka
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2026/697 E. , 2026/3512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi - Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2022/356 D.İş / 2019/993 E., 2020/289 K. SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARARLAR : İtirazın reddi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2019/993 Esas, 2020/289 Karar sayılı kararı, 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 75 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2021 tarihli ve 2021/14 Esas, 2021/1041 Karar sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine genel usullere göre yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereği 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/1220 Esas, 2022/559 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli ve 2022/356 değişik iş sayılı kararı ile 20.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 94660652-105-06-29450-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve 2026/697 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü. I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve 2026/775 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 06... plakalı araç ile müşteki ...'in yönetimindeki 06... plakalı aracın kaza yaptığı olayda, müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması üzerine, inceleme konusu dosyalarda sanıklar hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ayrı ayrı kamu davası açıldığı, sanıkların karı-koca oldukları, her ikisi hakkında da açılan kamu davalarında yapılan yargılamalar sonunda her ikisinin de mahkumiyetlerine hükmedilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verildiği, söz konusu kararların kesinleştikleri anlaşılmış olup, dava konusu olayda taksirle yaralama eyleminden sorumlu olan kişinin 06... plakalı araç sürücüsü olduğu ve sanıkların ikisinin birden söz konusu aracın sürücüsü olamayacağı gözetildiğinde, sanıkların ikisinin de olaydan sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmiş olup, olay anında aracı kullanan kişinin tespitinin maddi gerçeğin tam olarak ortaya konulabilmesi için gerekli olduğu cihetle, incelemeye konu davaların birleştirilerek sanıkların hukuki durumu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, her iki sanık hakkında ayrı ayrı yürütülen kovuşturma sonucunda yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabilecektir. 2.Dosyaların kapsamına göre, olay tarihinde 06... plakalı otomobil sürücüsünün yerleşim yeri içinde, gece vakti, aydınlatması olan, üç şeritli, bölünmüş asfalt kaplama caddede, ön ilerisinde seyreden şikâyetçi ...'in yönetimindeki 06... plakalı otomobile arkadan çarptığı ve şikâyetçinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralandığı, inceleme konusu dosyalarda sanıklar hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ayrı ayrı kamu davası açıldığı, sanıkların karı-koca oldukları, her ikisi hakkında da açılan kamu davalarında yapılan yargılamalar sonunda her ikisinin de mâhkumiyetlerine hükmedilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verildiği, söz konusu kararların kesinleştikleri anlaşılmış olup, dava konusu olayda taksirle yaralama eyleminden sorumlu olan kişinin 06... plakalı araç sürücüsü olduğu ve sanıkların ikisinin birden söz konusu aracın sürücüsü olamayacağı gözetildiğinde, sanıkların ikisinin de olaydan sorumlu tutulamayacağı değerlendirilmiş olup, olay anında aracı kullanan kişinin tespitinin maddi gerçeğin tam olarak ortaya konulabilmesi için gerekli olduğu cihetle, incelemeye konu davaların birleştirilerek sanıkların hukuki durumu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, her iki sanık hakkında ayrı ayrı yürütülen kovuşturma sonucunda yazılı şekilde kararlar verilmesinde Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/1220 Esas, 2022/559 Kararı ile Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2019/993 Esas, 2020/289 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması ve yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesi için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Gece yerleşim yerinde arkadan çarpma sonucu bir kişinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralandığı trafik kazasında, karı-koca olan iki sanık hakkında taksirle yaralamadan ayrı ayrı kamu davası açılmış, her ikisi de mahkum edilip haklarında HAGB kararı verilmiş ve kararlar kesinleşmiştir. Oysa aracı ancak tek kişi kullanabileceğinden her iki eşin birden sürücü sayılması mümkün değildir.
Hukuki İlke: Sorumluluğun tek sürücüye ait olduğu bir kazada, olay anında aracı fiilen kimin kullandığı belirlenmeden birden fazla sanığın ayrı ayrı mahkum edilmesi hukuka aykırıdır; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için davaların birleştirilerek fiili sürücünün tespit edilmesi gerekir. Temyiz/istinaftan geçmeksizin kesinleşen HAGB kararlarındaki açık hukuka aykırılıklar kanun yararına bozmaya konu olabilir.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma (istem kabul, CMK 309/3 uyarınca bozma)
Dava Strateji Notu: Aynı kazadan birden fazla kişinin ayrı ayrı cezalandırıldığı çelişki varsa, müvekkilin sürücü olmadığı savunmasını davaların birleştirilmesi ve fiili sürücünün tespiti talebiyle birlikte kurun; HAGB ile kesinleşmiş olsa dahi Adalet Bakanlığı'ndan KYB istenebilir.