KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/12462 E., 2009/19848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Tuzla İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/11/2008
- Numarası
- 2008/341-2008/378
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Haciz, cebri icra organı tarafından yapılan devlete ilişkin bir hakimiyet tasarrufu olup, icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için, bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. İcra dairesinin, haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir (m.79/1).
İcra müdürü, (borçlunun kendi yedinde veya 3. şahısta olan menkul malları ile gayrimenkullerinden ve alacaklı ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı) haczedecektir (m.85/1). İcra ve İflas Yasası’nın 79. maddesinde, gerekse 85. madde ifadesinden ortaya çıkan sonuç, icra müdürüne haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığıdır.
Gerçekten de 79. madde kesin bir ifade ile icra dairesinin haczi yapacağından, 85. madde yasal koşullar altında (borçlunun) mal ve alacaklarının haczolunacağından söz etmektedir. 85. madde sadece (alacaklara yetecek miktarın) saptanması konusunda icra müdürüne bir takdir hakkı tanımaktadır (HGK’nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-202 E, 2004/196 K.)
Somut olayda gözlendiği üzere ihtiyati haciz aşamasında borçlu şirket adresinde nizalı araca faili haciz uygulanmıştır. Bu aşamadan sonra alacaklının aracın trafik kaydına da haciz şerhi konulmasını istemesinde de yasaya uymayan bir yön yoktur. Bu nedenle icra müdürlüğünce aracın başka bir şirkete ait olduğundan bahisle haciz müzekkeresi yazmaması doğru olmadığından mahkemece işlemin iptaline karar vermek gerekirken istemin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/12462, K. 2009/19848, 20 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama