KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/13951 E., 2009/21797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/05/2009
- Numarası
- 2009/169-2009/542
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 68/1,maddesi gereğince alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemezse, bir daha borçlu hakkında ayrı alacak için ilamsız takip talebinde bulunamaz. Sözü edilen altı aylık süre, hak düşürücü niteliktedir.Alacaklı bu süreyi geçirdikten sonra itirazın kaldırılmasını isterse icra mahkemesi talebi esasa girmeden süre aşımından dolayı reddedecektir.
İcra mahkemesi altı aylık sürenin geçip geçmediğini kendiliğinden gözetmek zorundadır. Çünkü kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle borçluların itirazı alacaklıya tebliğ edilmediğinden anılan hak düşürücü süre başlamaz. İtiraza yönelik bir tebligat yapılmadığı için 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 32.maddesinin de olayda uygulama dayanağı yoktur. Alacaklının talebinin süre yönünden reddi doğru değildir.
Öte yandan; Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.5.2008 tarih 2008/203-203 D.iş sayılı dosyasıyla takip borçlularından A K. ve V. K. hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiş ve 20.5.2008 tarihinde ihtiyati hacız kararı İİK.nun 261.madde hükmüne uygun olarak infazı istenmiştir. Takip de yine İİK.nun 264.madde hükmüne uygun olarak 13.5.2008 tarihinde başlatılmıştır.
Hal böyle olunca İİK.nun 50.madde göndermesiyle uygulanması gereken HUMK.nun 9/2.maddesinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Zira, diğer iki borçlu haklarında Mersin İcra Dairelerinin yetkisi HUMK.nun 12.madde hükmüne göre gerçekleşmiştir. Mahkemece açıklanan nedenlerle borçlu gerçek kişiler hakkında yetki itirazının kaldırılmasına karar vermek gerekirken tüm borçlular yönünden alacaklı isteminin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/13951, K. 2009/21797, 9 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama