KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/14432 E., 2009/14799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 10/10/2008
- Numarası
- 2008/993-2008/882
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11.maddesi gereğince " Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. "1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 41.maddesine göre ise; "Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden on beş gün süre ile devam eder."
Somut olayda, borçlu R...K...şikayeti üzerine mahkemece verilen karar, vekili olduğu halde bizzat alacaklı asil adına çıkarılmıştır. Oysa alacaklı vekili ....Y....A...9.6.2008 de vekillikten istifa etmiş ise de, istifa ettiği asile bildirilmiş değildir. Bu durumda yukarıda yer alan Avukatlık Yasasının 41.maddesi gereğince, istifa asile bildirilmediğinden ...Y... A..... vekalet görevi henüz sona ermemiş olup, (aynı vekil tarafından 23.7.2008 tarihinde icra dosyasına yeniden vekaletname sunulmuştur.), alacaklı vekili varken kararın asile tebliği geçersizdir. Bu durumda usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş karardan söz edilemeyeceği için, alacaklı aleyhine temyiz süresi işlemeyeceğinden alacaklı vekilinin temyiz isteminin süreden reddi doğru değildir.
Yerel mahkemenin temyiz isteğinin süreden reddine ilişkin kararının oybirliği ile kaldırılmasına karar verilerek alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi;
Borçlu R....K..aleyhine yapılan takipte, örnek (7) ödeme emrinin "iş icabı görevde olduğundan vekili D...A... imzasına tebliğ edildiği" yazılı ise de, mahkeme kararında isabetle belirtildiği üzere, takip konusu borçla ilgili olarak asıl borçlu tarafından tebliğ evrakı alınması veya borçlunun işlemlerinin takibi konusunda verilmiş bir vekaletname olmadığından, tebligatın aynı konutta oturduğu da kanıtlanmayan Devrim Aloğlu'na yapılması doğru değildir. Dolayısıyla 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 32.maddesi gereği aksi kanıtlanmayan 8.7.2008 tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/14432, K. 2009/14799, 6 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama