KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/16309 E., 2009/24803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Yozgat İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/05/2009
- Numarası
- 2009/83-2009/153
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi 3.kişi(haciz koyduran alacaklı), borçluya ait taşınmazlar üzerine, Sarıkaya İcra Müdürlüğünün 2007/469 sayılı dosyasından haciz konulduğunu, daha sonra bu taşınmazların, Yozgat İcra Müdürlüğünün 2007/6963 sayılı dosyası üzerinden 23.2.2009 tarihinde açık artırma yolu ile satıldığını, ancak satış ilanının kendisine tebliğ edilmediğini ve dolayısı ile ihaleden haberi olmadığını, ihalenin yapıldığını daha sonra 2.3.2009 tarihinde öğrendiğini bildirerek ihalenin feshini istemiş, mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 134/2.maddesine göre ihalenin feshi, ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenebilir. Ancak aynı maddenin 5.fıkrasına göre satış ilanı tebliğ edilmemiş ise, şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Bu durumda müddet, ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.
Somut olayda, incelenen satış dosyası kapsamından, şikayetçi M. E.vekili olarak Av. H. Ş.e gönderilen satış ilanının, bu isimden birinin Sarıkaya İlçesinde olmadığından bahisle bila tebliğ iade olunduğu görülmektedir. Bu durumda İİK.nun 134/5.maddesi gereğince dava açma süresinin, ihale tarihi olan 23.2.2009 tarihinden değil, ihaleden haberdar olunduğu 2.3.2009 tarihinden başlatılması zorunlu olup, ihale tarihinden itibaren de bir yılın henüz geçmediği anlaşıldığından açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
O halde şikayetçiye satış ilanı tebliğ edilmeksizin ihalenin gerçekleştirilmesi başlı başına ihalenin feshi nedeni sayılacağından, ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin süre aşımından reddi isabetsizdir.
.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/16309, K. 2009/24803, 10 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama