KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/21627 E., 2010/3700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Şanlıurfa 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/08/2009
- Numarası
- 2009/338-2009/314
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takiplerine geçilmiş, borçlu A. A. vekili, icra mahkemesine yaptığı başvuruda; müvekkilinin 01.01.1904 doğumlu olup, 2000 yılından beri tedavi altında olduğunu, taşınmazlarına haciz konduğunu, gayrimenkullerin satışını hızlandırmak için, müvekkilinin Almanya’da yaşamakta olduğu bilindiği halde ödeme emirlerinin bizzat kendisine tebliğ edilmediğini, usulsüz tebliğlerle itiraz haklarının kısıtlandığını ileri sürerek icra takibi ve satış işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanununun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Somut olayda her iki icra takip dosyasında, ödeme emirlerinin borçlu Ago Avanas adına; "adreste hazır bulunan ve birlikte oturduğunu beyan eden oğlu İsa Avanas imzasına" tebliğ edildiği görülmektedir. Hukuk Genel Kurulunun 07.04.1982 tarih ve 1979/10-1377 E, 1982/337 K.sayılı kararında da açıklandığı üzere tebliğ belgesindeki kayıtların aksi her türlü delille kanıtlanabilir. Bu durumda, mahkemece borçlu vekilinin, müvekkilinin tebliğ tarihinde yurt dışında ikamet ettiğine yönelik iddiaları hakkındaki delilleri sorulup, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/21627, K. 2010/3700, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama