KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/2722 E., 2009/10532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Niğde İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/12/2008
- Numarası
- 2008/63-2008/429
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 82/12. maddesinde, borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı açıklandıktan sonra, aynı maddede "ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır" hükmüne yer verilmiştir. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile terimi" geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar.
Somut olayda, meskeniyet itirazında bulunulan taşınmaz 566 m2 miktarlı ve arsa vasıflı olup, tamamı borçluya aittir. Bilirkişi raporundan taşınmazın 2 katlı olduğu anlaşılmaktadır. Borçlunun 1.katta oturduğunu beyan etmesi ve bilirkişiler tarafından buna göre rapor tanzim edilmesi üzerine mahkemece bu katın değeri nazarı itibare alınarak hüküm tesis edildiği görülmektedir. Oysa borçlunun ve yerin belirtilen özelliklerinin tamamı (arsa + iki kat) değerlendirilerek borçlunun barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni alabileceği miktarın, makul ölçüleri ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren, maddede öngörülen amaca uygun değerlendirmeleri belirtir bir raporla saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirdi.
İcra mahkemesince, borçlunun daha mütevazi, ailesinin büyüklüğüne ve haline uygun evi alabileceği değerin yukarıda açıklanan kurallara göre yeniden belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/2722, K. 2009/10532, 12 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama