KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2009/27973 E., 2010/9562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Şişli 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/07/2009
- Numarası
- 2009/673-2009/899
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alıcı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayete konu taşınmaz 13.04.2009 tarihinde yapılan ihalede şikayetçi alıcıya ihale edilmiş, anılan kişi 7 günlük süre içinde 20.04.2009 tarihinde taşınmazın satış ilanı ve şartnamesinde yüzölçümünün ..m² olup meskenin hol, salon, 3 oda, koridor, mutfak ve banyodan oluştuğunun yazıldığını, ihaleden sonra taşınmazı incelediğinde .. m² miktarlı ve bir odasının eksik olduğundan ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece satış ilanı ve şartnamede taşınmazın vasıflarının ayrıntılı olarak belirtildiğini, basiretli bir alıcı olarak gerekli özeni göstermediğinden bahisle istemin reddine karar verilmiştir.
İhalenin feshi nedenleri gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında;
a)İhaleye fesat karıştırılmış olması,
b)Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler,
c)İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler,
d)Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanabilir.
Somut olayda takip dosyasında taşınmazın satış ilanı ve şartnamesinde yüzölçümü..m² miktarlı olup meskenin hol, salon, 3 oda, koridor, mutfak, banyodan oluştuğunun yazılı olduğu görülmüştür. Gayrimenkulün yüzölçümünde ve oda sayısının fiili durumla satış ilanı ve şartnamedeki durumu arasında fark bulunması hali, alıcının taşınmazın önemli niteliklerinde hataya düşürüldüğünün kanıtı olup bu durum başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Mahkemece gerekli araştırma yapılarak anılan durumun varlığı halinde istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2009/27973, K. 2010/9562, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama