KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/1762 E., 2010/13569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/09/2009
- Numarası
- 2009/1286-2009/1476
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu hakkında yapılan ilamsız icra takibinde, örnek 7 numaralı ödeme emri son olarak 14.8.2009 tarihinde ve 7201 Sayılı Kanun'un 21.maddesine göre borçlunun vekiline tebliğ edilmiştir. Tebligat Tüzüğü'nün 28.maddesi uygulanmadığı için, yani muhatabın nerede olduğunun tespiti yapılmadığı gibi, muhatabın tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği, tüzüğün anılan maddesinde sayılan kişilerden sorulup saptanmadan ve bu husus tebligat parçasına yazılıp usulen tevsik edilmeden 21.maddeye göre yapılan tebligat usulüne uygun bulunmamaktadır. (HGK.nın 29.12.1993 tarih ve 1993/18-778 E, 876 K.) (HGK.nın 18.4.2001 tarih, 2001/6-386 E, 389 K.)
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesinde; "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur."hükmüne yer verilmiştir. Borçlu, 31.08.2009 tarihinde takipten haberdar olduğuna göre, 4.9.2009 tarihinde harçlandırılan dilekçesiyle mahkemeye yaptığı başvuru yasal (7) günlük sürededir. Şikayetin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü gerekirken, olayda uygulanma yeri bulunmayan ve tüzel kişiler hakkında yapılacak tebligatlarda uyulacak esasları düzenleyen Tebligat Kanununun 12.ve Tüzüğün 17.maddeleri gerekçe gösterilerek istemin kabulü doğru değil ise de, sonuçta istem kabul edildiğinden sonucu itibariyle doğru kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/1762, K. 2010/13569, 1 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama