KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/33120 E., 2011/14243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Adana 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/10/2010
- Numarası
- 2010/1113-2010/1121
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 83/a maddesi gereğince borçlunun hacizden önceki dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklı ile yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir.
Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de; borçlunun hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bir malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin Haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur.
Bu durumda haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir.(HGK.nun 31.03.2004 tarih, 2004/12-202 E. - 196 K. ve 31.03.2004 tarih, 2004/12-167 E. - 185 K.)
Somut olayda, her ne kadar alacaklı vekilinin talebi üzerine icra müdürlüğünce, Adana 1.Asliye Mahkemesinin 29.07.2009 tarih ve 2009/87 değişik iş sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden 10.08.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında almakta olduğu emekli maaşından her ay 600,00 TL'sinin Mart 2010 tarihinde sonra kesinti yapılmasına muvafakat etmiş ise de, hakkındaki takip henüz kesinleşmeden maaş haczine muvafakat ettiği görülmektedir. Bu durumda ortada takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde, verilmiş geçerli bir muvafakat bulunmadığından, mahkemece haczedilmezlik şikayetinin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/33120, K. 2011/14243, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama