KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/5790 E., 2010/17969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Kütahya İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/11/2009
- Numarası
- 2009/484-2009/695
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 72. maddesinin 7. fıkrasına göre, İcra ve İflas Hukuku anlamında istirdat davasını, kesinleşmiş icra takibi dolayısı ile cebri icra tehdidi altında borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs açabilir. İİK.nun 72/6.maddesi gereğince menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmüş olması, bu ilamın infazı için kesinleşmesi koşulunu ortadan kaldırmaz. İlamda yer alan eklentiler için de aynı kuralların uygulanması zorunludur.
Somut olayda takip borçlusu Y. K. Ltd.Şti'nin, K. Belediye Başkanlığı, N. G ve C. T. Ltd.Şti. aleyhinde açtığı davada, belediyenin hakedişlerinden kestiği 8.000 TL'nin istirdadını ve daha önce Y. K. İnş.Nak.Ltd.Şti'nin K. Belediyesi aleyhinde başlattığı Kütahya İcra Müdürlüğü'nün 2004/1908 Esas sayılı dosyasında, alacaklı şirkete belediye tarafından ödenen para dolayısı ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi davanın reddi ile birlikte davalılar C. T. İnş.Ltd.Şti ve N. G. lehine 4.600 TL nisbi ücreti vekaletin davacıdan alınmasına hükmetmiş ve anılan bu vekalet ücreti şikayete konu takip dosyasında ilamlı icraya konulmuştur.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, takibe konu ilamla ilgili dava, İİK'nun 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit ve istirdat davası olmadığından, bu dava sonucunda verilen kararların infazı için ilamın kesinleşmesi gerekli değildir. Aynı kural ilamda hükmedilen ve takibe konan ilam vekalet ücreti için de geçerlidir.
Mahkemece şikayetin reddi gerekirken kabulüne ve takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/5790, K. 2010/17969, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama