KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/7215 E., 2010/19251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Zonguldak İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/01/2010
- Numarası
- 2009/673-2010/26
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
TTK'nun 689.maddesi hükmü gereğince bonoda vadenin bulunması zorunlu unsurlardan değildir. Ne var ki, bonoya vadenin dercedilmesi halinde bu vadenin TTK'nun 690.maddesi göndermesiyle bonolarda da uygulanması gereken TTK'nun 615.maddesi hükmünde belirlenen biçimde olması zorunludur. Alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlattığı takipte, dayanak bonolar 31.08.2007 ve 31.10.2007 tanzim tarihli olup, vade kaydını ihtiva etmediğinden TTK'nun 616.maddesi hükmü gereğince görüldüğünde ödenmek üzere tanzim edilmiş bono vasfındadır.
Bu nedenle her iki bononun da tanzim tarihinden itibaren (1) yıl içinde ödenmesi için ibrazı zorunludur. (1) yıl içinde ibraz edilmeyen bononun hamili, cirantalara ve lehdara karşı müracaat hakkını kaybeder; ancak senet keşidecisi ve avalistlerin senetteki borçtan sorumlulukları bu halde de devam eder.
Bir bonoda bono vasfının kaybedilmesi (TTK'nun 689.maddeye aykırılık) başka, hamilin müracaat hakkını yitirmesi ise başka bir husustur. Müracaat hakkının yitirilmesi durumunda bono vasfında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir.
Somut olayda gözlendiği gibi, dayanak bonolar tanzim tarihi itibariyle (1) yıl içinde ibraza arz şerhi taşımasa dahi, lehdarın keşideciyi takip etmesinde yasal bir engel bulunmamaktadır.
Mahkemece borçlunun itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle takibin iptali isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/7215, K. 2010/19251, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama