KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/9442 E., 2010/22114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Çorum İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/01/2010
- Numarası
- 2009/556-2010/19
Karar Metni
194 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı ... AŞ. vekili tarafından, tüketici kredisi sözleşmesine dayalı olarak borçlu A.C. hakkında genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, adı geçene örnek 7 nolu ödeme emri tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Takip dayanağı 23.06.2008 tarihli tüketici kredisi sözleşmesinin incelenmesinde, asıl borçlunun E.Y. olup, muteriz borçlu A.C.’ın ise kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı görülmüştür.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10.maddesinin 3.fıkrası "Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez" düzenlemesini içermektedir. Bu nedenledir ki; alacaklı banka, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemez. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, mahkemece re'sen dikkate alınması zorunludur.
O halde mahkemece itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine anılan hususun göz ardı edilerek kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/9442, K. 2010/22114, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama