KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2010/9756 E., 2010/22551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Silifke İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/01/2010
- Numarası
- 2009/65-2010/14
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi .... genel haciz yoluyla yapılan takip nedeniyle, Türkiye İş Bankası A.Ş. Taşucu Şubesindeki mevduat hesaplarına konulan haczin kamu hizmetine tahsisli olduğundan bahisle kaldırılmasını istemiştir. Takiple ilgili örnek (7) ödeme emrinde, takibin muhtelif tarihlerde düzenlenen faturalara dayalı olarak yapıldığı ve takiple ilgili bu borç tutarının haricen ödendiği belirtilerek bankalardaki mevduat hesaplarına konulan haczin kaldırılması borçlu vekili tarafından şikayet tarihinden sonra talep edildiği ve icra memuru tarafından da haczin kaldırılması için müzekkere yazıldığı görülmektedir.
Mahkemece, 165374 ve 6624 93610 nolu hesaplardaki paranın haczi kabil olması sebebiyle şikayetin reddine, diğer hesaplara konulan haczin kaldırılması sebebiyle davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Icra takip dosyasının haricen infaz edilmiş olması, borçlu açıkça vazgeçmediği sürece şikayetin esasının incelenmesine engel teşkil etmez. Bu nedenle mahkemece, borçlunun hesaplarına yönelik haczedilmezlik şikayetinin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kısmen kabulüne dair karar verilmesi isabetsizdir.
Kabul şekline göre de, mahkemece 165374 nolu hesaba belediye çalışanları tarafından yatırılan paraların niteliği araştırılmadan ve su paraların yatırıldığı 6624 93610 nolu hesaptaki paranın haczedilemeyeceği de gözardı edilmek suretiyle bu hesaplara yönelik haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/9756, K. 2010/22551, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama