KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/2359 E., 2011/17343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/12/2010
- Numarası
- 2010/1557-2010/1565
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 170. maddesinde; “ İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.” düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda, icra mahkemesince lehine icra tazminatı hükmedilen borçlu, bu ilama dayanarak alacaklısı aleyhinde ilamlı takip başlatmıştır. Bu takibin borçlusu (önceki takibin alacaklısı) genel mahkemede alacak davası açtığını bildirerek icra tazminatının tahsiline ilişkin takibin İİK'nun 170 son hükmünce durdurulmasını icra dairesinde talep etmiştir. İcra dairesince ilgili hükümde tazminatın tahsilinin durdurulacağına dair düzenleme bulunmadığından istemin reddine karar verildiği ve şikayet üzerine icra mahkemesince, icra dairesinin ret kararının kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yukarıdaki yasal düzenlemede, alacaklı tarafından genel mahkemede alacak davası açılması halinde kötü niyet tazminatının tahsilinin erteleneceğinin belirtilmemiş olması ve takip konusunun borçlunun imzaya itirazı üzerine icra mahkemesince alacaklı aleyhine hükmedilen icra tazminatına ilişkin olduğu nazara alınarak, icra dairesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/2359, K. 2011/17343, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama