KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/28373 E., 2012/12200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/06/2011
- Numarası
- 2011/483-2011/661
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
TTK.nun 726.maddesi gereği çekıerde zamanaşımı, ibraz müddetinin bitiminden itibaren 6 aydır.
TTK. 730.maddesinin yollaması ile çekler hakkında uygulanması gereken, aynı yasanın 662.maddesi "Müruruzaman, dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir." hükmünü içermektedir.
Buna göre alacaklının takip talebinde bulunduğu 13.04.2009 tarihinde zamanaşımı süresi kesilerek 6 aylık zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Bu tarihten sonra alacaklı vekili tarafından, 10.06.2009,09.07.2009 ve 03.11.2009 tarihlerinde, borçlunun 3. kişilerdeki hak ve alacakları için ilK 89. maddesi gereğince haciz ihbarnameleri gönderilmesi istenmiş, bu tarihten sonra 24.11.2010 tarihinde alacaklı vekili tarafından merkezi kayıt kuruluşundan borçlunun hesaplarına bloke konulması istenmiş ve bu tarihe kadar takibin devamı yönünde bir işlemin yapılmadığı görülmüştür. Bu durumda 03.11.2009 tarihi ile 24.11.2010 tarihi arasında çekler için öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresi dolmuştur.
Bu durumda, mahkemece, işlemin açıklanan tarihler arasında zamanaşımı oluştuğundan bahisle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken 11.05.2009 tarihinden itibaren etkili işlem yapılmadığından bahisle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, sonuç itibariyle şikayetin kabulüne karar verildiğinden sonucu doğru olan kararın onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/28373, K. 2012/12200, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama