KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/375 E., 2011/15603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Bergama İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 16/09/2010
- Numarası
- 2010/194-2010/239
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 134.maddesinin 2.fıkrasında “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler” isteyebileceği hususu düzenlenmiş, ayrıca “...Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda ihalenin feshini isteyen kişinin takipte taraf olmadığı gibi ihalenin feshini talep edebilecek ilgili sıfatının olmadığı görülmektedir. Şikayetçinin, satışı yapılan menkullerle ilgili olarak istihkak davası açması, şikayetçiye yukarıdaki maddede yazılı olan ilgili sıfatını kazandırmaz.
Bu durumda şikayetçi ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığından, istemin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, işin esası incelenerek sonuca gidilmesi doğru değilse de, sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak işin esasına girilmeden istemin reddi gerektiğinden şikayetçinin %10 para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/375, K. 2011/15603, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama