KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2011/4609 E., 2011/21539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/12/2010
- Numarası
- 2010/381-2010/2124
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, dayanak senedin kira sözleşmesi yapılırken düzenlenip verildiğini, 25/12/2007 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini belirterek borcu bulunmadığından takibin durdurulması ve ödeme emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, bononun tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 169/a maddesinde, "icra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder."hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, borçlu borca itirazına dayanak olarak anılan maddede sayılan nitelikte bir belge sunmamıştır. Alacaklı vekili de, aşamalardaki tüm beyanlarında, borçlunun, iddialarını kabul etmemiş aksine, kiralananın boşaltılmasından sonra, verilen zararlar nedeniyle borçludan dayanak senedin alındığını savunmuş olmakla, mahkemece, kira sözleşmesinde senetten bahsedilmediği dolayısıyla dayanak senedin illetten mücerret olduğu da dikkate alınarak, borçlunun itirazının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle itirazın kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Diğer yandan, itiraz dilekçesinde takibin iptali istemi olmadığı halde, talep aşılarak, HMK.nun 26. maddesine aykırı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2011/4609, K. 2011/21539, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama