KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/10319 E., 2012/24087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/03/2011
- Numarası
- 2008/1248-2011/244
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 19.01.2012 tarih, 2011/13556 Esas, 2012/856 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu şirket vekili, takip dayanağı 25.3.2008 keşide tarihli 6.000 TL tutarlı çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür.. Ankara Ticaret 03.05.2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kapsamından, borçlu şirketin müşterek ve çift imza ile temsil ve ilzama yetkili kılındığı anlaşılmaktadır
Yine TTK.nun 321/3.maddesinde "Anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın muteber olması için, aksine esas mukavelede hüküm olmadıkça, temsile selahiyetli olanlarından ikisinin imzasının kafi olduğu" belirtilmiştir.
Dayanak çek, çift imza yerine tek imza ile düzenlenmiştir. Borçlu şirketin tek imza ile temsil edilemeyeceği itirazı borca itiraz niteliğinde olup itirazın kabulüne karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur.
Mahkeme kararını alacaklı temyiz ettiğinden olayda uygulanması gereken 169/a maddesinde para cezası yer almadığından kararın bu sebeple bozulması yerine anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmektedir.
Borçlu şirketin bütün yetkililerinin imza incelemesi yapılması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş ise de, çekte bulunan tek imzanın şirket yetkililerinden birine ait olup olmaması şirketin sorumluluğu açısından sonucu değiştirmeyeceğinden borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/10319, K. 2012/24087, 10 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama