KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/1555 E., 2012/19642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 29/11/2011
- Numarası
- 2011/577-2011/776
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun, süresinde mahkemeye müracaat ederek, senedin teminat senedi olduğunu, kambiyo vasfını haiz bulunmadığını ve bedel kısmında da tahrifat yapıldığını ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece, senedin, arkasındaki yazılı ibare uyarınca kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini taşımadığı gerekçesiyle İİK'nun 170a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe konu edilen bono arkasında ki "iş bu senet K. Kartlarına mahsuben düzenlenmiştir'' ibaresi dayanak senedin tahsilinin, belli bazı koşullara ve edimlere bağlandığını göstermemektedir.Bu durumda, senet TTK'nun 692/2. maddesinde belirtilen kayıtsız şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi için havaleyi ihtiva ettiğinden kambiyo takibine konu edilebilir.
Ayrıca İİK'nun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise, anılan madde hükmü uygulanmaz. Borçlu taraf 19.12.2011 havale tarihli temyiz dilekçesinde senedin 35.000 TL'lık kısmına itiraz etmediğini bildirdiğinden, dayanak belgenin kambiyo senedi vasfını taşımadığı gerekçe gösterilerek takibin iptaline karar verilemez.
Mahkemece borçlunun tahrifat itirazı incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/1555, K. 2012/19642, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama