KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/23084 E., 2012/39675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 17/05/2012
- Numarası
- 2012/81-2012/471
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, borca itirazı üzerine takibin durduğu alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, takip dayanağı senette tanzim yerinin bulunmadığı, alacaklı tarafından daha önce aynı senede dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibin, Antalya 5.İcra Mahkemesinin 31/03/2011 tarih ve 2011/117 E-267 K.sayılı kararı ile itiraza konu senedin tanzim yeri unsuru taşımaması nedeniyle kambiyo senedi niteliği bulunmadığından İİK.nun 170/a maddesi gereğince iptaline karar verildiği, iş bu kararın Dairemizin 16/12/2011 tarih ve 2011/17540 E.-29131 K.sayılı ilamı ile onandığı ve kararın 24/01/2012 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Takibe konu senet tanzim yeri unsurunu taşımadığından TTK'nun 688/6. maddesi gereğince bono vasfında değildir. Kambiyo senedi vasfını taşımayan senetlerdeki hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmayıp, ancak, alacağın temliki suretiyle devri mümkündür. Bu durumda, M.A.tarafından yapılan ciro ile senetteki hakkın alacaklıya devredilmiş olduğu kabul edilemez. Anılan şahıs tarafından alacaklıya, BK.nun 162 ve devamı maddeleri koşullarında usulüne uygun yapılmış bir temlik işlemi de bulunmadığına göre, takip yapanın tasarruf etme hak ve yetkisi bulunmamaktadır. (HGK'nun 02/10/1996 tarih ve 96/12-590 E., 96/650 K. sayılı kararı).
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, istemin reddine karar verildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/23084, K. 2012/39675, 25 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama