KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/32534 E., 2013/7876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2013
- Mahkemesi
- Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/11/2012
- Numarası
- 2012/197-2012/737
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
6111 Sayılı Kanunun 17/10-d maddesi gereğince, Kanunun yayımlandığı tarihten önce dava konusu edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunması halinde, asıl borçlular ve kefiller hakkında sürdürülen davalar sonlandırılır, icra ve takip işlemleri durdurulur. Bu takdirde, borçluların mahkeme masraflarını, icra masraflarını ve vekâlet ücretini ilk taksit tutarı ile birlikte ödemeleri şarttır.
Somut olayda, borçlu, adına kayıtlı 39120 nolu abone ile ilgili tahakkuk ettirilen borçlarını, 6111 Sayılı Kanundan yararlanarak taksitlendirmiş, icra masraflarını ve vekâlet ücretini 27.12.2011 tarihinde, ilk taksidi ise 02.01.2012 tarihinde ödemiştir. Kanun gereğince taksit ödemeleri devam eden alacaklar hakkındaki takipler, taksit ödemeleri devam ettiği sürece durur. Alacaklı tarafından takibin durmasından sonra herhangi bir işlem yapılamaz.
Şikayete konu haciz işlemleri 13.07.2011 ve öncesi tarihli olup borcun taksitlendirilmesinden öncesine ilişkindir. 6111 Sayılı Kanun gereği takibin durdurulmasına karar verilmiş olması taksitlendirmeden önce konulan hacizlerin kaldırılmasını gerektirmez.
Mahkemece, 6111 Sayılı Kanunun 17/10-d maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, borçlunun taşınır ve taşınmazlarına konulan hacizler ile banka hesaplarındaki blokelerin kaldırılması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/32534, K. 2013/7876, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama