KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/4054 E., 2012/20304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Adana 4. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/12/2011
- Numarası
- 2011/267-2011/1057
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip üzerine, borçlu şirket vekili icra mahkemesine başvurarak, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını ileri sürerek imza itirazında bulunmuş, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre imzanın şirket yetkilisi 'e ait olmadığı anlaşıldığından imza itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Alacaklı vekili 06.12.2011 havale tarihli dilekçesinde, Adana 1. Noterliği'nin 26.07.2010 tarih ve 17674 yevmiye nolu vekaletnamesine göre, şirketin eski ortağı şirket yetkilisi tarafından, şirketi 3. kişiler nezdinde temsil etmek üzere tam yetkili vekil olarak tayin edildiğini, anılan vekaletname ile çek karnesi almaya, imzalamaya ve ciro etmeye de yetkili kılındığını, ayrıca ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin diğer yetkilisinin olduğunu bildirerek adı geçen kişiler yönünden de imza incelemesi yapılmasını talep etmiş, mahkemece anılan talep yönünden reddedilmiş, yönünden ise bu konuda bir karar verilmemiştir.
Borçlar Kanunu'nun 388. maddesine göre, borçlunun kendisini temsilen vekiline kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verdiğinin anlaşılması halinde, vekil tarafından imzalanan çekler ve senetler yönünden borçlu asıl sorumlu olur.
Gerek 06.08.2010 tarihli ticaret sicil gazetesi, gerekse 15.08.2011 tarihli Adana Ticaret Sicili Memurluğu yazısı içeriklerinden, çekin keşide tarihi (07.03.2011) itibariyle borçlu şirketi temsile yetkili kişinin s olduğu, şirketin diğer ortağı olan n anılan tarih itibariyle şirketin yetkilisi olmadığı anlaşılmış olup, yönünden imza incelemesi yapılmaması yerinde ise de, alacaklı vekili tarafından dosyaya sunulan vekil olarak tayinine ilişkin 26.07.2010 tarihli vekaletnamenin, adı geçen kişinin şirketten ayrıldığı ve dolayısıyla yetkisinin sona erdiği 22.07.2010 tarihinden sonraki tarihi taşıdığı gibi, Borçlar Kanunu'nun 388. maddesi kapsamında düzenlenen vekaletname niteliğini de haiz bulunduğu anlaşılmaktadı
O halde mahkemece, borçlu şirket yetkilisi tarafından Borçlar Kanunu'nun 388. maddesi kapsamında vekil olarak tayin edilen da imza örneklerinin toplanarak çekte, borçlu şirket adına atılan imzanın adı geçen kişiye ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, sadece yönünden imza incelemesi yapılması ile yetinilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
2
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/4054, K. 2012/20304, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama