KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/4309 E., 2012/21499 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/12/2011
- Numarası
- 2010/321-2011/341
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK'nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bir meskenin borçlunun haline uygun olup, olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda talimat icra mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın toplam piyasa rayiç değerinin 75.000,00 TL olduğu, borçlunun halini aşan değerde olmadığı, borçlunun haline münasip bir ev olduğu bildirilmiştir.
Anılan rapor yukarıda yazılan ilkelere aykırı olup mahkemece, borçlunun haciz anında kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kimler olduğu, bu kişiler adına kayıtlı taşınmaz olup olmadığı ve gelir durumları da belirlenerek borçlunun sosyal ve ekonomik durumu saptandıktan sonra borçlunun haline uygun daha mütevazi yerlerde alabileceği daire değerinin belirlenmesi için bilirkişiden rapor alıp taşınmaz değeri ile karşılaştırılarak sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak haczin kaldırılması yönünde hüküm tesisi de isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/4309, K. 2012/21499, 20 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama