KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/5013 E., 2012/21386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/12/2011
- Numarası
- 2011/1316-2011/1527
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlular vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; dayanak senedin teminat amacıyla verildiğini ve takibin mükerrer olduğunu ileri sürerek takibin iptalini isttediği anlaşılmıştır.
Dayanak bononun hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmadıkça senedin kambiyo vasfında olduğu kabul edilmelidir. Mahkemeye sunulan 22.4.2010 tarihli protokol, alacaklı ile borçlu arasındaki borcun tasfiyesine ilişkin olup, ödemelerin 20 taksit halinde yapılacağının kararlaştırıldığı ve her bir taksit için de bir çek verildiği, taksitlerin ödenmemesi halinde çekıerin takibe konulacağının taraflarca kabul edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, takip dayanağı çekin anılan protokolün teminatı olarak değil, ödeme aracı olarak verildiği kabul edilmelidir. Kaldı ki, protokol içeriğinde de borçlu tarafından çeklerin teminat çeki olduğunun ileri sürülemeyeceği açıkça kabul edilmiştir. Bu nedenle çekin kayıtsız şartsız havale hükmünün bulunmadığı sonucuna varılamaz.
O halde, mahkemece borçlunun mükerrer takip iddiası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/5013, K. 2012/21386, 19 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama