KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/6549 E., 2012/21696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Bartın İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/01/2012
- Numarası
- 2011/169-2012/11
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçilmiş, borçlu icra mahkemesine başvurusunda; diğer itirazlarının yanıda, senedin tanzim tarihinde tahrifat olduğunu, bu nedenle bono vasfında olmadığını ileri sürmüştür.
TTK'nun 688/6. maddesi uyarınca, bonoların tanzim edildiği gün ve yerin yazılması zorunludur. Yine aynı Kanun'un 690. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 615/3. maddesi gereğince, bononun vade tarihinin, keşide gününden muayyen bir müddet sonraya ait bulunması zorunludur.
Somut olayda; dayanak bononun dosyada bulunan fotokopisinin incelenmesinde; senet metninde yer alan tanzim tarihinde kalemle oynama yapıldığı ve paraf edilmediği anlaşılmaktadır. HUMK'nun 298. maddesine göre; senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise, inkar halinde yok hükmündedir. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Onaylanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda dayanak bononun tanzim tarihinde tahrifat yapılıp yapılmadığı bilirkişi incelemesi ile saptanarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/6549, K. 2012/21696, 20 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama