KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/9666 E., 2012/23455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Karamürsel (İcra Hukuk) Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/01/2012
- Numarası
- 2011/123-2012/4
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan takipte, borçlunun, ihale konusu aracın kıymet takdirinin düşük yapıldığını ve tebliğ edilen menkul açık artırma ilanında dosya numarasının yanlış yazıldığını belirterek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, aynı gerekçelerle istemin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde, icra müdürlüğünce, satışa konu aracın 04/10/2011 tarihinde fiilen haczedilip kıymet takdirinin yapıldığı, bu haciz ve kıymet takdiri sırasında borçlunun da hazır olduğu, icra müdürlüğünce takdir edilen kıymete süresi içinde borçlu tarafından itiraz edilmediği ve kıymet takdirinin kesinleştiği görülmektedir. Kıymet takdirine itiraz etmeyen borçlunun daha sonra kıymet takdirine itiraz niteliğindeki iddialarla ihalenin feshini istemesi mümkün değildir. Bir diğer anlatımla, borçlunun yasal sürede itiraz etmemesi sonucu kesinleşen kıymet takdirine uygun olarak satış yapılmış olup, ihalenin feshi aşamasında, kesinleşen kıymet takdiri konusunda yeniden değerlendirme yapılamaz.
Öte yandan, borçluya gönderilen satış ilanında dosya numarası yanlış yazılmış olsa da, satış ilanının tebliği üzerine bu hususta bir şikayette bulunulmamıştır. Kaldı ki, dosyada mevcut satış şartnamesinde, gazetede yayımlanan ve belediyede ilan edilen satış ilanında, yine adliye divanhanesine asılan ilan ile borçluya gönderilen tebliğ mazbatasında takip dosya numarasının doğru yazıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu hususun, borçlunun zararına bir durum yarattığı kabul edilemez.
O halde, mahkemece, ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/9666, K. 2012/23455, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama