KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/16766 E., 2013/22877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Esas no
- 2013/16766
- Karar no
- 2013/22877
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlunun ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK.nun 308.maddesi gereğince, kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre, kabul, ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.
Davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK.nun 311/1). Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer.
Somut olayda, aynı zanmanda ihale alıcısı olan, alacaklı Y... K... F... Kiralama A.O. (icra dosyasındaki bir kısım belgede maddi hata sonucu Bankası A.Ş. yazılması sonuca etkili görülmediğinden)vekilinin 29/11/2011 tarihli duruşmada, şikayetçi ile anlaştıklarını davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Alacaklı vekilinin bu beyanı davayı kabul anlamında olup, vekaletnamesinde de kabul yetkisi bulunduğuna ve HMK.nun 308/2.maddesinde belirtilen tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir dava da olmadığına göre, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “Türk Milleti Adına” ibaresi ile “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/16766, K. 2013/22877, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama