KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/21882 E., 2013/31380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/04/2013
- Numarası
- 2013/24-2013/189
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, borçlu şirket yetkilisinin şikayet yoluyla icra mahkemesi'ne başvurarak, örnek 7 ödeme emrinin şirketi temsile yetkili olmayan ortağa tebliğ edildiğini belirterek ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesini istediği, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde ancak o zaman, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Tebligat Yönetmeliğinin 21/3. maddesine göre tebligat evrakını alabilecek yetkili veya görevlinin tebligat anında bulunmaması halinde bu husus tebliğ mazbatasına yazılarak tebligatın o yerdeki bir diğer memur veya mustahdeme yapılması gerekir.
Somut olayda, örnek 7 ödeme emrinin, borçlu şirketin ticaret sicil adresine “şirketin daimi yetkilisi M.D.'e tebliğ edildi” şerhi ile 26.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği, 25.07.2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından tebligat yapılan M.D.'in şirketin ortağı olduğu, dosya içerisinde bulunan Beyoğlu 35. Noterliği'ne ait 25.06.2011 tarih 21481 yevmiye no'lu imza sirkülerinde ise şirketin yetkili temsilcisinin 10 yıllığına münferiden Ş.M.Ç. olduğu,
tebligat yapılan M.D.'in ise şirketi temsile yetkisi bulunmayan şirket ortağı olduğu görülmüş olup, anılan tebliğ işlemi 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesine aykırı olduğundan usulsüzdür. Bu ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 22.06.1988 tarih 1988/12-266 sayılı kararında da kabul edilmiştir (HGK. nun 13.05.2009 tarih, 2009/12-184/187 sayılı kararı).
O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilerek Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun tebliğe muttali olduğu tarihin tespit edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/21882, K. 2013/31380, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama