KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/22510 E., 2013/31189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 14/03/2013
- Numarası
- 2010/1103-2013/192
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda, çiftçi olduğunu ve haczedilen taşınmazların geçimleri için zaruri olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istediği, mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 82/4. maddesi gereğince borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri haczedilemez. Borçlunun bu maddeden yararlanabilmesi için asıl uğraşısının çiftçilik olması gerekir. Yani geçimini çiftçilik ile temin etmelidir.
Bunun için borçlunun bizzat kendisinin ziraat yapması zorunlu olmayıp tarım arazisini ortakçıya(yarıcıya) vermek suretiyle işletmesi halinde de bu madde uyarınca haczedilmezlik şikâyetinde bulunabilir. Asıl işi çiftçilik olan borçlunun yan gelir elde etmek amacıyla yan işler yapması çiftçilik sıfatını ortadan kaldırmadığı gibi örneğin çiftçi olan borçlunun, emekli maaşı alması da çiftçilik vasfını ortadan kaldırmaz.
Böyle bir durumda borçlunun kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazinin alınarak hesaplama yapılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında borçlun yıllık geçinebileceği miktarın belirlenip, şikayet tarihinde haczedilen ve haczedilmeyen tüm taşınmazlarından elde ettiği gelir hesaplanarak borçlunun geçimine yetecek kadarı üzerinden haczin kaldırılmasına karar vermek gerekir. Bilirkişi raporu mevcut haliyle hüküm kurmaya elverişli olmayıp, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre taşınmazlar hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/22510, K. 2013/31189, 3 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama