KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/15028 E., 2014/17553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/01/2014
- Numarası
- 2013/1463-2014/8
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nın 38. maddesi gereğince icra dairesi'ndeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İcra kefiline karşı ilam niteliğindeki icra kefaletine dayanılarak ayrı bir ilamlı icra takibi de yapılabilir. Fakat, icra kefaletinin verildiği asıl takip dosyasında takibin icra kefiline karşı yürütülmesi de mümkündür. Ancak, usulüne uygun icra kefaleti olsa dahi, hakkında takip yapılan asıl borçlu yönünden takip kesinleşmedikçe icra kefiline icra emri çıkarılamaz. Çünkü kefil hakkında yürütülecek takibin kesinleşen bir miktar için başlatılıp devam etmesi zorunludur (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s: 767) (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas 1. cilt, s: 834) (HGK 31.03.2004 tarih ve 2004/12-2002).
Somut olayda, şikayetçi 15.09.2011 tarihinde yapılan haciz sırasında borçlulardan.. Ofset Mat.Hiz.San.Tic.Ltd.Şti.için icra kefili olmuş, icra emrinin 26.09.2011 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Şikayette taraf olmayan asıl borçlu şirkete ise ödeme emri 09.02.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, icra kefili olan şikayetçiye, asıl borçlu yönünden takip kesinleşmeden icra emri gönderilmesi usulsüz olup mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/15028, K. 2014/17553, 17 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama