KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/15994 E., 2014/17296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/03/2014
- Numarası
- 2013/409-2014/121
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçlunun takip konusu çekin bedel kısmında tahrifat yapıldığını ileri sürdüğü, mahkemece itirazın reddine ilişkin verilen kararın Dairemizce tahrifat yönünden denetime elverişli olacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmek suretiyle bozulduğu, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada bilirkişiden rapor alınarak itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra takibinin dayanağı olan çekin evvelce rakamla "5.000" ve yazıyla "Beşbin" olarak yazılmış iken sonradan baş taraflarına "1" rakamı ve "ON" yazısının yazılmasıyla çekin mevcut duruma dönüştürülmüş olduğu 29.01.2014 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Bu durumda, çekin rakamla ve yazıyla değer belirtilen bölümlerinde tahrifat yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gereklidir (HGK’nun 14.05.2003 tarih ve 2003/12-347 E.,2003/345 K. sayılı kararı).
Mahkemece de, çekin 5.000,00 TL bedelli olmasına rağmen tahrifat yapılarak 15.000,00 TL'ye dönüştürüldüğü kabul edildiğine göre, İİK.nun 169/a-5.maddesi gereğince borca itirazın kısmen kabulü ile takibin tahrifatsız senet bedeli dışında kalan 10.000,00 TL'lik kısım için durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın tümden kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, borçlunun tahrifat iddiası ile icra mahkemesine yaptığı başvurusu İİK.'nun 168/5.maddesine dayalı borca itiraz niteliğinde olup; bu halde, itiraz hakkında İİK.'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekir. İİK'nun 169/a maddesinde ise; borçlunun isteminin kabulü veya reddi durumunda para cezasına hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından alacaklı aleyhine para cezasına hükmedilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/15994, K. 2014/17296, 16 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama