KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/21526 E., 2014/28782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Ordu İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 11/06/2014
- Numarası
- 2013/288-2014/119
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, takibe konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imzaya itirazın kabulü ile takibin iptaline ve alacaklı aleyhine tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 170/3. maddesi gereğince inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı, mahkemece aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapılan inceleme sonucunda anlaşılır ise itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına karar verilir.
Yine İİK'nun 170/4. maddesine göre de, imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi halinde icra mahkemesi, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum eder.
Somut olayda, takip dayanağı çekin keşidecisinin O. Ç., lehtar ve 1. cirantasının ise itiraz eden borçlu Ö.. M.. olduğu, alacaklının çeke, 2. ciranta P. Petrol Petrol Ürünleri Ltd. Şti.'nin cirosu ile yetkili hamil olduğu görülmektedir. Bu durumda, alacaklı hamil, imzaya itiraz eden borçlunun imzasının sıhhatini bilemeyeceğinden senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu kabul edilemez. Çeki takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu ispatlanamadığına göre alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
Belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca takibin durdurulması yerine iptaline ve alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/21526, K. 2014/28782, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama