KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/23037 E., 2014/30828 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Muğla İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/05/2014
- Numarası
- 2014/59-2014/116
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Borçlu şirket vekili, icra mahkemesine başvurusunda; müvekkili hakkında Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 22.07.2013 tarih ve 2013/756 E. sayılı tedbir kararı gereğince "..... icra takibi....yapılmamasına...." karar verilmiş olduğundan bahisle, tedbir kararından sonra açılan takibinin iptalini talep etmiş, mahkemece istem kabul edilerek takibin iptaline karar verilmiştir.
HMK. nun 326. maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise, mahkeme, yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Maddenin birinci fıkrası, hukuki korunma isteğinde haklı çıkmanın doğal bir sonucudur. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın aleyhine dava açılan ve yine aleyhine hüküm verilen tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.
Davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen tutar olan vekalet ücreti de, bir tür yargılama gideri olup, sorumlusu yine HMK.nun 326.maddesine ve yukarıda açıklanan kurala göre belirlenecektir.
Somut olayda, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2013/756 E. sayılı dosyasında görülen iflasın ertelenmesine ilişkin dava nedeniyle verilen 22/07/2013 tarihli ara kararının 2/g bendinde ".... icra takibi....yapılamamasına..., " karar verildiği görülmektedir.
Her ne kadar takip, alacaklı tarafından bu tedbir kararından sonra 06/02/2014 tarihinde başlatılmış ise de, tedbir kararının alacaklıya tebliğ edildiği veya alacaklının, takipten önce tedbir kararının varlığından haberdar olduğu iddia edilmediği gibi, bu hususta belge ve delil de sunulmamıştır.
Bu durumda, icra takibinin, tedbir kararı içeriğine aykırılığı sonucunun oluşmasında alacaklıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır.O halde mahkemece, haksız olarak aleyhine şikayet yoluna başvurulmasına sebebiyet vermeyen alacaklı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, söz konusu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/23037, K. 2014/30828, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama