KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/26855 E., 2015/1531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 170/3. maddesine göre; icra mahkemesi, 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.
İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip İİK'nun 170/2. maddesine göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir.
Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; “….İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum eder” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, aynı senetle ilgili olarak yine borçlu tarafından .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/367 esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında Adli Tıp Kurumundan alınan 25.11.2013 tarihli raporda, davaya konu çekteki imzanın borçlu ...'in eli ürünü olmadığının bildirildiği gerekçesiyle bu rapora dayanılarak imzaya itirazın kabulüne ve alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/3. maddesinde, icra mahkemesi tarafından yaptırılacak imza incelemesi sonunda tarafların tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve mahkemece bir imza incelemesi yapılmaksızın daha önceden alınan rapor dikkate alınarak sonuca gidildiği anlaşıldığından, alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/26855, K. 2015/1531, 22 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama