KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/34917 E., 2015/11497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından asıl borçlu ...Danışmanlık ...Ltd Şti hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, 24.03.2014 tarihinde ihtiyati haciz kararına dayalı olarak şirket adresinde yapılan menkul haczi sırasında şirket ortaklarından ...'in icra kefili olduğu,
icra kefili şikayetçinin icra emri tebliği üzerine icra mahkemesine başvurusunda, asıl borçlu hakkında icra takibi kesinleşmeden alınan icra kefilliğinin geçerli olmadığını, icra kefilliği tarihinde ve icra emri tebliğ tarihinde henüz asıl borçlu hakkında takibin kesinleşmediğini, icra kefili yapılmasına ve icra emri gönderilmesine ilişkin memur işleminin iptalini talep etmiş,
mahkemece “asıl borçlu hakkında takip kesinleşmeden icra kefilliğinden alınan kefaletin hukuken geçersiz olduğu” gerekçesi ile şikayetin kabulü ile şikayetçi hakkındaki takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.İİK'nın 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İcra kefiline karşı ilam niteliğindeki icra kefaletine dayanılarak ayrı bir ilamlı icra takibi de yapılabilir.
Fakat, icra kefaletinin verildiği asıl takip dosyasında takibin icra kefiline karşı yürütülmesi de mümkündür. Ancak, usulüne uygun icra kefaleti olsa dahi, hakkında takip yapılan asıl borçlu yönünden takip kesinleşmedikçe icra kefiline icra emri çıkarılamaz. Çünkü kefil hakkında yürütülecek takibin kesinleşen bir miktar için başlatılıp devam etmesi zorunludur (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s: 767) (Prof.
Dr. Baki Kuru, İcra İflas 1. cilt, s: 834) (HGK 31.03.2004 tarih ve 2004/12-2002).İcra kefaletleri İİK'nun 38. maddesinde düzenlenmiş olup, niteliği itibari ile müteselsil kefalet hükmündedir. İcra kefili sıfatı ile takipte yer olan kişi, takibin asıl borçlusu sıfatına haiz değildir. Bu nedenle kendisi hakkında yapılan takipte takibin iptalini isteyemez.
Kefaletin şekli anlamda geçersiz olması halinde bile, sadece icra kefiline gönderilen icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekir.Somut olayda, 24.03.2014 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında şikayetçinin asıl borçlu ... Danışmanlık ...Ltd Şti. için icra kefili olduğu, şikayetçiye icra emrinin 28.04.2014 tebliğ edildiği görülmüştür. Şikayette taraf olmayan asıl borçlu şirkete ise ödeme emri 25.04.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/34917, K. 2015/11497, 28 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama