KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2014/5510 E., 2014/9297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2014
- Mahkemesi
- Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/11/2013
- Numarası
- 2013/1103-2013/1050
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, borçlular aleyhine dört adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, şikayetçi 3. şahsın icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu bonoların asıl borçlu M.. M.. tarafından düzenlenmiş olup, eşi Ü.. S.. 'ın ise bu bonoları kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesi uyarınca eşinin kefilliğine rızasının ve muvafakatinin olmadığını ileri sürerek eşi Ü..
S.. aleyhindeki takibin iptalini talep ettiği; mahkemece, şikayetçinin eşi olan borçlu Ü.. S..'ın takibe konu bonolarda keşideci lehine aval veren şahıs olduğu, kambiyo senedi tanziminin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticari iş niteliğinde olup anılan yasa hükümleri karşısında genel hüküm niteliğinde olan T.B.K.'nun 584. maddesinin somut olayda uygulama imkanının bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, takibin tarafı olmayan şikayetçi 3.kişinin, borçlu eşi aleyhine yürütülen takibin iptalini isteme hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de; sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/5510, K. 2014/9297, 31 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama