KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/10022 E., 2015/12102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında İİK'nun 149/b maddesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı, örnek 9 numaralı ödeme emrinin borçlu vekiline 26.6.2014 tebliğ edildiği, borçlunun icra mahkemesine 03.7.2014 havale tarihli dilekçesiyle yaptığı başvuruda, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu şikayeti ile beraber takip konusu kredi sözleşmesinde kredi tutarının 50.000,00 TL olmasına rağmen takipte 98.590,00 TL istendiğini, bu tutarın içinde faiz, masraf vb. kalemler varsa bunların da açıkça gösterilmesi gerekmesine karşın gösterilmediğini ileri sürerek takibin iptalini istediği,
mahkemece, ödeme emri tebliğ işleminde bir usulsüzlük olmadığı tespit edildikten sonra, takipte istenen tutar ile kredi sözleşmesinde yazılı ve ihtarname ile bildirilen tutarın uyumlu olmadığı ve takipte istenen alacağın neden kaynaklandığının belirtilmediği gerekçesiyle istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun usulsüz tebligat şikayeti dışında ileri sürdüğü hususlar, borca itiraz niteliğinde olup; İİK'nun 150/a-1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 62/1. maddesi hükmüne göre; her türlü itirazın, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılması zorunludur. Bu durumda, borçlunun itirazlarını, icra dairesi yerine icra mahkemesine bildirmiş olması fuzuli bir işlem olup, yanlış merciye yapılan başvuru hukuki sonuç doğurmaz.
O halde mahkemece, takibin türü bakımından icra mahkemesine yapılan itirazın geçersiz olduğu göz önünde bulundurularak, borçlunun itiraza yönelik isteminin reddi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/10022, K. 2015/12102, 4 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama