KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/10027 E., 2015/12730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu icra takibinde istenen faizin çok yüksek olduğunu, faiz oranlarının kanuna uygun şekilde yeniden hesaplanarak dosya borcunun hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle faize ve faiz oranlarına itirazlarının kabulune karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde; "...Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir...." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir; aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/6-18 esas-2011/30 karar sayılı, Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı; 10.9.1991 gün 281-415 sayılı; 25.9.1991 gün 355-440 sayılı; 05.12.2007 gün ve 2007/3-981/936 sayılı; 23.01.2008 gün ve 2008/14-29/4 sayılı kararları).
Ayrıca HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E.-1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur.
Somut olayda temyize konu. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 17.12.2013 tarih ve 2013/984 Esas, 2013/1166 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının birinci fıkrasında; "davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurulduğu, anılan ilamın hüküm kısmının bu haliyle şüphe ve tereddüte yer vermeyecek biçimde açık olmadığı gibi infaz kabiliyetinin de bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nun 297/2.maddesine uygun tesis edilmeyen kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/10027, K. 2015/12730, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama