KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/11007 E., 2015/22966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz ettiği, mahkemece itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve iptaline, alacaklının kötüniyet ve ağır kusuru tespit edilemediğinden tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
1)Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) Alacaklının temyiz itirazlarına gelince :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 170/3. maddesine göre; "İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur."
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nca düzenlenen 11.04.2014 tarihli raporda, borçlu adına atılı imzaların borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediği bildirilmiştir. Bu durumda, anılan yasa hükmü gereğince imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken; takibin iptali isabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/11007, K. 2015/22966, 5 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama