KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/12318 E., 2015/24669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Gebze İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/11/2014
- Numarası
- 2013/676-2014/639
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlular, süresinde ve usulüne uygun ihalenin feshi davası açtıklarını buna rağmen icra müdürlüğünce taşınmazın ihale alıcısı adına tesciline karar verildiğini beyan ederek tescile ilişkin 24.09.2013 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasını ve tescil işleminin iptalini talep etmiş, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
İİK'nun 134/son maddesinde; "Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddenin başlığı "İhalenin neticesi ve feshi" sözcüklerini taşımaktadır. Maddede sözü edilen şikayet, ihalenin feshi istemini ifade etmekte olup, somut olayda icra müdürü tarafından ihale kesinleştirilerek İİK'nun 135. maddesi gereğince tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve taşınmaz 24.09.2013 tarihinde ihale alıcısı adına tescil edilmiştir.
İhalenin kesinleşmesinden (ihale usulsüz kesinleştirilmiş olsa bile) sonra, tapuya tescil işlemi yapıldığından tapunun iptali sonucunu doğurur mahiyette tescil yazısının icra mahkemesince iptaline karar verilemez. Somut olayda ileri sürülen iddialar TMK'nun 1025. maddesi kapsamında genel hukuk mahkemesinde açılacak tapu-iptal ve tescil davalarında tartışılması gereken hususlar olmakla icra mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/12318, K. 2015/24669, 15 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama