KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/13764 E., 2015/25022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 24/02/2015
- Numarası
- 2014/1111-2015/181
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin itiraz eden her iki borçluya 30/09/2014 tarihinde tebliği üzerine, borçlular vekilinin 08/10/2014 tarihinde icra mahkemesine başvurarak borca, ödeme emrine, işlemiş faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, mahkemece istemin süresinde olmadığından bahisle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borca itiraz, İİK.nun 168/5. maddesine göre ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük sürede icra mahkemesine yapılmalıdır.
Öte yandan, İİK.nun 19. maddesi "gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz. Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takip eden günde biter. Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır." hükmünü içermektedir.
Somut olayda, takip dosyasından gönderilen ödeme emrinin 30/09/2014 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz süresinin son gününün 06/10/2014 günü olduğu ancak Kurban Bayramı dolayısıyla resmi tatil olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda tatili takip eden ilk iş günü olan 08/10/2014 tarihinde yapılan itiraz süresindedir.
O halde mahkemece, borçluların süresinde olan itirazlarının esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/13764, K. 2015/25022, 19 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama