KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/15790 E., 2015/30366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip ve takip dayanağı senet tanzim tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK.nun 690.maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 598.maddesi hükmüne göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kimse, son ciro beyaz ciro olsa dahi kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, selahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir.
Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse, son ciroyu imzalayan kimse poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Bonoda ilk cironun lehdara ait olması gerekir. Lehdarın cirosundan önce başka ciro yapılması halinde ise daha sonra lehdarın cirosunun bulunması durumunda, lehdarın cirosundan önceki cirolar yok sayılır. Lehdarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller, yetkili hamil olurlar.
Somut olayda, takip dayanağı 30.07.2008 vade tarihli 6.500,00 TL bedelli bononun lehdar ... emrine düzenlendiği, senet arkasında yer alan ...'nun cirosunun çizildiği, bundan sonra da... ve ... cirolarının mevcut olduğu görülmektedir. Bu ciro çizilmemiş olsaydı bile lehdarın cirosundan önceki cirolar yok sayılacağından sırf bu nedenle dahi hükümsüzdür.
Hal böyle olunca, çizilmiş ciroların bulunması, senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırmaz ise de, alacaklının çizilmiş ciro imzasının ait olduğu şahsı (muteriz ...'yu) takip hakkı bulunmamaktadır.
Bu durumda, takibin iptalinin yasal dayanağı İİK'nun 170/a-2 maddesi olduğundan ve bu maddede tazminat öngörülmediğinden mahkemece alacaklı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesi isabetsiz ve kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/15790, K. 2015/30366, 3 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama