KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/28619 E., 2016/4680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı... tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların İİK'nun 62.maddesinde öngörülen yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile yetkiye, borca ve fer'ilerine itiraz etmelerine rağmen icra müdürlüğünce 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4. maddesi gerekçe gösterilerek takibe devam edildiği, borçluların itiraz üzerine takibin durması gerektiği gerekçesiyle memurluk kararının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, İİK'nun 62. maddesine göre yapılan itiraz İİK'nun 66. maddesi gereğince takibi durdurur.
19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4. maddesinde “Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz" hükmüne yer verilmiştir. Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak getirilen bu istisnai düzenlemeden anılan Kanun'un 143. maddesinde belirtilen varlık yönetim şirketleri yararlanamaz. Bu nedenle olaya 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 138/4. maddesinin uygulanması yerinde olmayıp, borçluların takibe karşı yasal süresi içerisinde yaptığı itirazın dikkate alınarak buna göre işlem tesisi gerekmektedir.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda borçluların şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/28619, K. 2016/4680, 22 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama