KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/32562 E., 2016/8247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun, şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair şikayet nedenleri ile birlikte, alacaklının usul ve yasaya aykırı bir şekilde takip türünü değiştirdiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 43/1. maddesinde; “İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakındaki hükümlere tâbi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tâbi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır. Şu kadar ki, alacaklı, bu kimseler hakkında haciz yolu ile de takipte bulunabilir” hükmü, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Bu yollardan birini seçen alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere o yolu bırakıp harç ödemeksizin diğerine yeni baştan müracaat edebilir" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, alacaklı tarafından düzenlenen 28.09.2015 tarihli örnek 1 takip talebinde, takip yolu olarak, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunun seçildiğinin açıkça belirtilmiş olduğu, takip tarihinden sonra 30.09.2015 tarihinde alacaklı vekilinin icra dosyasına talep açarak, takip yolunun genel haciz yoluyla ilamsız takip olarak değiştirilmesini talep ettiği ve bu talep doğrultusunda 30.09.2015 tarihinde borçlu adına örnek 7 ödeme emri çıkartıldığı anlaşılmaktadır.
İİK'nun 43. maddesinde yer alan ve yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibin, genel haciz yoluyla ilamsız takip yolu olarak değiştirilmesine yasal olarak imkan bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/32562, K. 2016/8247, 21 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama