KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/33932 E., 2016/13588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2- Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 170/3. maddesi uyarınca icra mahkemesi, yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse, itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü ile takip durur. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise; icra mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde, senedi takibe koymada kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı ve alacağın %10'u oranında da para cezasına mahkum edileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda, imzaya itiraz üzerine, icra mahkemesince, grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 23.07.2014 tarihli raporda; bononun ön yüzünde sağ taraftaki imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığı yönünde bir sonuca gidilemediğinin, sol taraftaki imzanın ise borçlunun eli ürünü olduğunun kabulü gerektiğinin belirtildiği, Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılan soruşturma sırasında İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen bilirkişi raporunda; bonodaki imzaların borçlunun eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 24.12.2014 tarihli raporda; imzaların borçluya aidiyetinin tespit edilemediği,
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi bilirkişi heyetince düzenlenen 05.08.2015 tarihli son raporda ise; imzaların borçlunun eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporlarına itibar edilerek imzaya itirazın kabulü ile borçlu yönünden takibin durdurulmasına ve alacaklının, asıl alacak miktarının %20'si oranında kötüniyet tazminatı ve %10'u oranında para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, imzanın borçluya aidiyetinin tespit edilememesi nedeniyle İİK'nun 170/3. maddesine aykırı olarak alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/33932, K. 2016/13588, 9 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama