KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/376 E., 2015/4094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlular tarafından takip konusu 9 adet taşınmaza ilişkin ihalenin feshi talep edilmiş, mahkemece satış ilanının borçlulara usulsüz olarak tebliğ edildiği gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, ihale konusu ... ili ... ilçesi, ... parselde tapuya kayıtlı taşınmazlardan 102.000,00 TL muhammen bedelli ... Blok.....girişi .....kat, ... nolu bağımsız bölümün 109.100,00 TL'ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar borçlulara yapılan satış ilanı ve kıymet takdir tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğü iddia edilmiş ise de, şikayet dilekçesinde taşınmazların kıymetinin düşük olduğu ileri sürülmemiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde zarar unsurunun oluşmadığının kabulü gerekir.
O halde mahkemece, ... parsel ... Blok ... girişi ....kat, ... nolu bağımsız bölümdeki taşınmaz yönünden ihalenin feshi isteminin, zarar unsurunun gerçekleşmemiş olması ve dolayısıyla borçluların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmasına ilişkin dava şartı yokluğu (HMK.m. 114/1-h) nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, istemin tümden kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/376, K. 2015/4094, 26 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama