KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/3770 E., 2015/14100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun 30.07.2013 tarihinde icra dairesine başvurarak borca ve takip dayanağı belgenin altındaki imzaya itiraz ettiği, mahkemece, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, takip dayanağı belgenin altındaki imzanın borçlunun eli ürünü olduğu ve söz konusu belgenin İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen niteliği haiz belgelerden olduğu gerekçesi ile itirazın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 Sayılı TTK'nun 776/1-f maddesi gereğince bonoda düzenlenme tarihinin ve yerinin yazılı olması zorunludur.
Diğer yandan, kambiyo senedi niteliğinde olmayan belgelerdeki (adi senetlerdeki) hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmayıp, böyle bir hak, ancak alacağın temliki suretiyle devredilebilir. 6098 sayılı TBK'nun 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlik bulunmaması halinde, kambiyo senedi niteliği taşımayan senedi ciro ile alan kişinin, yetkili hamil sıfatının bulunmadığının, dolayısıyla takip hakkının da olmadığının kabulü gerekir.
Somut olayda, takip dayanağı senedin düzenlenme yeri ve tarihinin bulunmadığı görülmektedir. Düzenlenme yeri ve tarihi bulunmayan takip dayanağı senet, kambiyo senedi vasfını haiz olmayıp adi yazılı senet niteliğindedir. Borçlu ... tarafından... emrine düzenlenen senedin, adı geçen kooperatifin cirosu ile alacaklıya devredildiği, ancak TBK'nun 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlik bulunmadığından senetteki hakkın takip alacaklısı ...'a geçmediği, bu durumda adı geçen kişinin yetkili hamil olmadığı ve dolayısıyla takip hakkının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, takip dayanağı senet yönünden yetkili hamil sıfatı bulunmayan alacaklının, itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/3770, K. 2015/14100, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama